Fenerbahçe Bayan Voleybol takımımızın alt yapısından yetişen, 2014 yılında kendisinin başarısı ve kulübümüzün desteğiyle ABD’de bir üniversitede öğrenimini yapmak aynı zamanda Amerikan Bayan Üniversite Voleybol Ligi’nde (NCAA) mücadele etmek üzere ülkemizden ayrılan Merve Tanyel bu yaz öğrenimi tamamlayarak Kulübümüze geri dönecek. Yaklaşık 10 senedir Kulübümüzün sporcusu olan Merve Tanyel’i merakla bekleyenler için bir sürprizimiz var. Merve biz Fenerbahçe Spor Kulübü taraftarlarını kırmayarak taraftarlarımızın sorduğu soruları cevapladı.
1- Kaç kardeşsiniz? Ailenizde başka sporla ilgilenen var mı?
Cevap: Hepinize Merhabalar. Böyle bir etkinliğe vesile olduğunuz için hepinize teşekkür ederim. Sorduğunuz sorulara samimi cevaplar vermeye çalışacağım. Ben 06.02.1996 İstanbul doğumluyum. 178 cm boyunda ve 65 kilogram ağırlığındayım. 2 kardeşiz. Ablam İrem Tanyel 1992 doğumlu. Ablamda zamanında Vakıfbank altyapısında voleybol oynadı fakat üniversiteye hazırlanırken bırakmak zorunda kaldı. Annem Çiğdem Şen eski Milli voleybolcudur. Babam Emrah Tanyel ise gençlik yıllarında hem voleybol hem basketbol oynamış. Kısacası sporcu bir aileden geliyorum. Ailem en büyük destekçimdir. Onların desteğiyle genç yaşta bu başarıları yakaladım.
2- Kaç yılında Fenerbahçe alt yapısına katıldınız?
Cevap: 2008 yılının Ağustos ayında Fenerbahçe alt yapısına başladım. Ondan önce 1 sene sadece okulum Irmak okullarında oynadım. Voleybola ise Suadiye Spor Kulübünde başladım. Kısa sürede gelişim gösterince antrenörlerimin tavsiyesi üzerine Fenerbahçe’ye gelmeden önce Vakıfbank alt yapısında bir süre oynadım.
3- Fenerbahçe alt yapısında hangi kategorilerde forma giydiniz?
Cevap: Fenerbahçe alt yapısında küçük, yıldız, genç ve PAV takımlarında forma giydim.
4- Fenerbahçe A takımıyla hiç maça çıktınız mı? Ve antrenmanlara katıldınız mı?
Cevap: Birkaç kere A takımla idman yapma ve hazırlık maçlarına çıkma şansı buldum. Fenerbahçe’de A takım düzeyinde idman yapmak ve A takım oyuncularıyla oynamak voleybol hayatımın en güzel anılarından bir kaçıdır.
5- Hangi mevkide oynuyorsunuz? Farklı mevkilerde de oynayabilir misiniz?
Cevap: Asil mevkiim 4 numara smaçördür. Fakat bir sakatlık olduğu taktirde pasör çaprazı veya libero da oynayabilirim. Çoğu mevkide tecrübem var.
6- 2011 – 2012 sezonu sonunda TVF’nin Türkiye Kupası finallerinin tarihlerini değiştirerek bu maçları lig bittikten sonraya bırakması, bu yüzden yabancı oyuncularımızın ve antrenörümüzün Milli Takım kampına gitmesi sebebiyle kulübümüzün aldığı kararla içinde bulunduğunuz genç takım ile 11.05.2012 günü Türkiye Kupası Yarı Finalinde Galatasaray A takımına karşı maça çıktınız. 1. sette Galatasaray A Takımına kök söktürürken taraftarların olay çıkartması sonucu maça ara verilip taraftarlar salondan çıkarılarak maça devam edilmişti. Bu maçı kaybetmiştik ama siz genç oyuncuların çok büyük azmi vardı. Bu maçta şuan kadromuzda bulunan Melis Yılmaz ile geçmiş senelerde kadromuzda bulunan Ezgi Dilik’te yer almıştı. Bu maç ile ilgili bize aktarabileceğiniz anekdotlar var mı?
Cevap: Bu maç hepimiz için çok özel bir anıdır. A takımımızın ve şubemizin uygun görmesi üzerine biz genç oyuncular çok üst düzeyde voleybol oynama şansı yakaladık. Bu maç benim için büyük bir dönüm noktasıdır. Hem A takım düzeyi maçlar nasıl olur onu gördüm hem de taraftar baskısı/desteği altında oynamanın nasıl olduğunu tatmış oldum. Ezgi ve Melis çok iyi ve sevdiğim arkadaşlarımdır. O maçın heyecanını onlar gibi iyi voleybolcularla tatmış olmak ayrı bir zevktir benim için.
7- 2013 – 2014 Vakıfbank’ın alt yapısında kiralık oynadınız. Bu süreç ile ilgili bize bilgi verebilir misiniz?
Cevap: 2013-2014 senesi benim Amerika’ya gitmeden önceki son senemdi. Amerikan liginin ne kadar güçlü olduğunu ve benim gideceğim okulun ne kadar iyi olduğunu bildiğim için son senemde daha çok gelişebileceğim Vakıfbank alt yapısında oynamayı kulübümün de rızasıyla tercih ettim. Bu tercihimin en büyük sebebi zamanında Vakıfbank’ın genç takım antrenörü olan İsmail Şahin ve ekibidir. Vakıfbank’ta kiralık oynarken de Fenerbahçe’yi hala evim olarak gördüm. Kiralık olarak gidiş sebebim sadece gelişmek adınaydı.
8- Amerikan Bayan Üniversite Voleybol Ligi’ne (NCAA) katılım sürecinizi anlatabilir misiniz?
Cevap: Amerikan Ligi olan NCAA’de 4 sene forma giyme şansı buldum. Bu 4 yıl benim için hem voleybolumun hem de psikolojik gelişimim için çok önemli yıllardı. Amerika’yı gezip görmek aynı zamanda da binlerce kişilik salonlarda oynamak cidden çok güzeldi. Amerika’da bir üniversiteye girmek zannedildiği kadar kolay bir süreç değil. Bu süreçte ailem en büyük yardımcım oldu. Lise not ortalaması ve genel üniversiteye giriş sınavı olan SAT sonuçlarım doğrultusunda okula girmeye hak kazandım. Tabi ki birlikte antrenman yaptığım büyük voleybolcuların (Logan Tom ve Lindsey Berg) referansları okula kabulümü etkiledi. İlk basta birkaç okula başvurdum ve birkaç okuldan kabuller aldım. Babamın önceden San Diego’da yaşamış olması ve benim önceden okulu gezip görmüş olmam University of San Diego’yu seçmemdeki en büyük etkenler oldu. Aynı zamanda okulumun NCAA 1. liginde olması (bu ligde 300 den fazla takım var) ve çoğu zaman ülkenin ilk 10 takımında yer almaşı da bu sebeplerden birkaçıdır.
9- Amerika’da hangi Üniversitede/Bölümde okudunuz ve hangi takımda/takımlarda oynadınız?
Cevap: Amerika’da University of San Diego’da okudum. Psikoloji ana dalı ve Dinler Tarihi yan dalı yaptım. Psikoloji okumamdaki en büyük sebep spor ve sporcu psikolojisini anlamaktır. Umarım kadrosunda bulunduğum takımlarda da psikolojinin anlamını vurgulayan konuşmalar veya sunumlar yapabilirim. Her sporcunun kendi psikolojisini anlamasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.
10- NCAA liginde takım halinde veya bireysel olarak kazandığınız başarılar var mı? Varsa nelerdir?
Cevap: NCAA ligi ilk birkaç aylık konferanslara bölünür. Bu konferanslarda 10’a yakın takımla maç yaparsın ve konferans şampiyonları ve ikinciler asıl turnuvaya gitme hakkı kazanır. İlk 3 sene boyunca konferansta 2. olarak geldik ve asıl turnuvaya gitme hakkı kazandık. Son senemde konferans şampiyonluğunu tattım ve benim için unutulmaz bir anı oldu.
11- NCAA ligi nedir? Neyi amaçlar? Buraya seçilmek niçin zordur? Bize kısaca anlatabilir misin?
Cevap: Amerika NCAA ligi ülkedeki üniversite takımlarından oluşur ve profesyonel olmuş para kazanmış sporcuların NCAA’de oynaması yasaktır. 4 yıl üniversite eğitimi sürecinde eğitim ile birlikte entegre olmuş bir sistemdir. NCAA 1. 2. ve 3. bayan voleybol liglerinde 1204 takım mücadele eder. NCAA 1. liginde 324 takım ve 12 farklı konferans vardır. Her konferans şampiyonu ve 2.’si konferans maçlarından sonra 64 takımdan oluşan NCAA final grubuna gider bu grupta maçlar eleme üzerine yapılarak Final Four’a kadar gider. Sona kalan 4 takım Aralık ayının 3. haftası aralarında NCAA Final Four’u oynarlar ve o yılın şampiyonu belirlenir. NCAA 1. liginde oynayan voleybolcuların çoğu elit oyunculardır ve hepsi %100 akademik ve atletik bursla oynarlar. Bu burslarını devam ettirmeleri için yıllık belli bir not ortalaması tutturmaları gerekir, bu not ortalamasını tutturmayan sporcu bursunu kaybeder ve müsabakaların dışında kalır. Amerika milli takım oyuncularının tümü NCAA’den gelen voleybolculardan oluşur. Özellikle akademik olarak artık Türkiye’den NCAA 1. ligine oyuncu gelmesi çok zorlaşmıştır. SAT, Toefl, Ielst gibi sınavlarda başarılı olmak gerekir ve ayrıca okullarındaki not ortalamaları 3.00’ın (5.00 üzerinden) üstünde olması gerekir. En önemli kriteri ise NCAA’ye gelmeden önce asla profesyonel anlaşma imzalayıp para kazanılmamasıdır. NCAA’de voleybol oynamanın en zor tarafı ise notlarının devamlı iyi olması gerektiğidir. Her ne kadar voleybolda iyi ol, notların kötüyse ne üniversiteye girebilirsin ne de NCAA de oynayabilirsin.
12- NCAA liginde sizden önce veya sonra başka bir Türk sporcu yer aldı mı?
Cevap: Bildiğim kadarıyla çok Türk oyuncu olmadı ama bildiklerim Fatma Yıldırım, Lila Toner, İrem Bayramoğlu ve Lara Temel.
13- NCAA liginde her maça çıkarken nasıl anons ediliyorsunuz?
Cevap: Maça çıkarken ilk önce Amerikan Milli Marşı okunur. Marştan sonra ilk altı servis çizgisinin orda durur ve anons edilirler. Anonsta ilk isim ve soy isim, ardından üniversite kaçıncı sınıfta olduğun, nereli olduğun (İstanbul/Türkiye) ve en sonunda mevkiin anons edilir. Takımımda ki son maçımda ise oynadığımı kulüp Fenerbahçe’de anons edildi. Her maç ülkemin ismini ayrı ayrı şehirlerde salonlarda duymak/duyurmak bana ayrı bir gurur verdi.
14- NCAA liginde oynarken Türkiye Voleybol Federasyonu yetkilileri sizinle herhangi bir iletişime geçti mi? Bu süreçte sizin yanınızda olduklarını hissettirdiler mi? Bu süreçte Milli Takımlarımızdan davet aldınız mı?
Cevap: NCAA de oynadığım 4 yıl boyunca TVF’den hiç kimse benimle moral, motivasyon amaçlı her hangi bir iletişime geçmedi. Milli takımlarla ilgili olarak ise de 2015 yılında Porto Rico’da yapılan U-20 Bayanlar Voleybol Dünya Şampiyonası Milli Takım kadrosuna çağrıldım. Bu sırada Dünya Şampiyonasına giden takımın başında olan antrenörümüzle görüşmemizde oldu fakat NCAA sezonum başladığı için TVF’ye yazılı olarak gidemeyeceğimi bildirdim. Geçen yıl ise Avrupa Şampiyonası için U-23 Bayan Voleybol Milli Takım kampına davet edildim. Takımımızın antrenörü yine benimle iletişime geçti ama maalesef NCAA’da eğitim sezonum başladığı için bu hazırlık kampına da katılamadım. Hatta bu konuyu Milli Takımlar menajerine bildirmemize rağmen TVF’den bir görevli benim Amerika’dan Türkiye’ye gidiş dönüş uçak biletimi ayarlamak için babamla iletişime bile geçmişti ama çok istememe rağmen Milli Takımımıza katılamamıştım. Bu olaylar dışında hiç bir iletişimim olmamıştır.
15- Çifte vatandaş olarak hem Türkiye, hem Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı olduğunuzu öğrendik. Bu süreçte Amerika Milli Takımı kategorilerinin herhangi birisinde oynamanız için teklif aldınız mı?
Cevap: Babamın zamanında Amerika’da yaşaması ve Amerikan vatandaşı olması üzerine doğduğumda ben de çifte vatandaşlık hakkı kazandım. Ben küçüklüğümden 18 yaşına kadar Türkiye’de büyüdüm ve yaşadım. Ülkemi çok seviyorum ve Amerikan milli takımında oynamayı da hiç düşünmedim dolayısıyla ne milli takımlara başvurdum, nede teklif aldım.
16- Bir menajeriniz var mı? Şuan için Türkiye veya Amerika’da herhangi bir takımdan teklif aldınız mı?
Cevap: Şuan babam Emrah Tanyel menajerliğimi yapıyor. Uzun suredir Amerika’da yaşadığım için menajerlerle yüz yüze görüşme imkanım olmadı. Babam beni ve voleybolumu en iyi bilen kişidir. Uzun süredir camianın içinde olduğu için ve yeterli tecrübesinin olduğunu bildiğim için babamdan menajerliğimi üstlenmesini istedim. Ancak ileriki zamanlarda kesinlikle profesyonel yardım almayı düşünüyorum.
17- NCAA ligine giderken Fenerbahçe’nin sözleşmeli oyuncusuydunuz, bu durum gerçekleştiğinde sözleşmeniz donduruldu mu veya yıl olarak uzatıldı mı?
Cevap: Fenerbahçe ile olan 5 yıllık sözleşmem hala geçerli ve bu sözleşmeden geriye 2 sezon oynama sorumluluğum kaldı. Yalnız NCAA kuralları gereği bu sözleşmede hiç bir para maddesi bulunmamaktadır. NCAA süreci bitip mezun olarak yazın İstanbul’a döndüğümde devam eden bu sözleşmeme maaş kısmı eklenecektir ve o andan itibaren Fenerbahçe’nin profesyonel oyuncusu olabileceğim. Ayrıca iki taraf isterse bu anlaşmanın süresi daha da uzatılabilir eğer kulübüm benden daha uzun bir anlaşma imzalamamı isterse onu da yapmaktan mutlu olurum.
18- Amerika’da bulunduğunuz süreçte kulübümüz yetkileri ile iletişiminiz nasıldı?
Cevap: Fenerbahçe kulübü ve özellikle Dereağzı tesisleri benim ikinci evimdir. En güzel anılarımı ve en önemli arkadaşlıklarımı Fenerbahçe Kulübü altında edindim. Tabi ki oyunculardan tut yetkililere kadar her zaman kulüple iletişim halindeydim. Sağ olsunlar beni hep desteklediler ve takip ettiler. Böyle bir kulüpte voleybola başladığım için ve oraya tekrar döneceğim için çok mutluyum.
19- Çok kısa bir süre sonra Amerika’da ki eğitiminizi tamamlayacaksınız ve 2018 – 2019 sezonuyla beraber Fenerbahçemizin formasını tekrar terleteceksiniz. Peki Fenerbahçe ile sözleşmeniz devam etmeseydi Türkiye’ye dönmeyi düşünür müydünüz?
Cevap: Fenerbahçe Spor Kulübüyle şu anlık sadece Türkiye’ye döndüğüm ve A takım düzeyinde voleybol oynamak istediğim taktirde kulübümüzün oyuncusu olacağımı belirten bir sözleşme imzaladım. Okulum Haziran ayında bittikten sonra Türkiye’ye döndüğümde detayları konuşacağız. Eğer Fenerbahçe ile sözleşmem olmasaydı hala Fenerbahçe, Türkiye’ye döndüğüm zaman konuşacağım ilk kulüp olurdu. Dediğim gibi Fenerbahçe benim 2. evim gibidir. Voleybol oynamasaydım büyük ihtimal Amerika’da kalır yüksek lisans yapardım veya iş bulurdum fakat voleybolu çok seviyorum ve A takım düzeyinde voleybol oynamadan voleybolu bırakmak istemedim.
20- Takımımız artık maçlarını kendi salonumuz olan Metro Enerji Spor Salonunda oynuyor. Salonumuzda zaman zaman parke, zaman zaman ise taraflex (sentetik) zemin kullanılıyor. NCAA’da bu durum nasıl? Hangi zemin tercih ediliyor?
Cevap: Metro Enerji Spor Salonu ben Amerika’ya geldikten sonra tamamlandı. Çok güzel görünüyor ve orada maça çıkmak için sabırsızlanıyorum. Amerika’da salondan salona zeminler değişiyor ama burada da hem taraflex hem parke zemin kullanılıyor.
21- İlerleyen yıllarda kariyerinizi Türkiye dışında hangi ülkenin liginde sürdürmek istersiniz?
Cevap: Türkiye ligi kesinlikle ilk tercihim ama tabi ki Avrupa ligleri de çok üst düzeyler. Türkiye olmasaydı ya İtalya yada İsviçre’de oynamak isterdim.
22- Fenerbahçe size birçok başarıyı sunabilir, bu sebeple şimdiden yaklaşık 10 senedir süregelen kariyerinizi Fenerbahçe’de bitirerek hem başarı kazanabilir hem de Sabiha Rıfat Gürayman veya Ayten Salih Berkalp gibi gerçek birer efsane olabilirsiniz. Peki Fenerbahçe size neyi ifade ediyor?
Cevap: Voleybol benim için Fenerbahçe demektir. Fenerbahçe ile büyüdüm ve Fenerbahçe sayesinde Amerika’da çok iyi bir okulda voleybol oynadım ve eğitim gördüm. Fenerbahçe’de kalıcı olmak ve bu efsane isimler gibi bilinmek ve anılmak benim en büyük hayallerimden bir tanesi.
23- Kendinize rol model aldığınız bir oyuncu var mı? En çok hangi oyuncuyla beraber oynamak isterdiniz?
Cevap: Boyum ve oyun stilim doğrultusunda en beğendiğim voleybolcu Logan Tom’dur. Türk voleybolculardan da yine oyun stilim bakımından en çok Gözde Kırdar’ı örnek alıyorum. Bence 4 numaraların en büyük özelliği oyunun her alanında etkili olmalarıdır ve bu örnek verdiğim iki oyuncu voleybolun her alanında çok yetenekliler. Saha dışında Logan Tom’un soğukkanlılığı ve tecrübesini, Gözde Kırdar’ın ise çok çalışkan ve tutkulu olmasını örnek alıyorum.
24- Uzun bir süredir Amerika’daydınız ve artık Türkiye’ye döneceksiniz, neler hissediyorsunuz beklentileriniz neler?
Cevap: Her ne kadar Amerika’da yaşamayı çok sevsem de Türkiye benim evim. Ülkemi çok seviyorum ve burada olduğum süreçte arkadaşlarıma her zaman ülkemi övdüm. Türkiye’ye döneceğim için ve dünyanın en iyi liginde oynayacağım için çok heyecanlı ve mutluyum.
25- Türkiye’de çok sert bir taraftar kitlesi var, hatalarından dolayı çok çabuk sert eleştiriler alabileceğin gibi takıma ruhunu kattığında ise taraftar gözünde çok değerli olabilirsin. Her iki ülkeyi kıyasladığında taraftarlık durumu nasıl ve en önemlisi bu duruma psikolojik olarak hazır mısınız?
Cevap: Türkiye’nin taraftar kitlesini çok iyi biliyorum. Fenerbahçe genç takımı ile Galatasaray A takımı karşısına çıktığım maçta bunu tecrübe etme şansı buldum. Burada da taraftar kitlesi aşağı yukarı aynı. Hatta bazen önemli maçlarda taraftar kitlesi daha bile kalabalık olabiliyor. Psikolojik olarak bu duruma hazırlıklı olduğumu düşünüyorum. Bence taraftarımız bize çok destekçi oluyorlar. Onların desteğiyle performansımın daha iyi olacağını düşünüyorum. Negatif yorumları da ben çok önemserim çünkü ne konuda eksik olduğumuzu veya neyi geliştirmemiz gerektiğini görebiliyoruz böylece.
26- Her iki ülke de voleybol oynadınız, alt yapı gelişiminde ülkemizi hangi düzeyde buluyorsunuz?
Cevap: Her ülkeninde alt yapısı ileri düzeyde. Türkiye’de daha çok tekniğe dayalı sporcu yetiştiriliyor. Amerika’da ise teknik ile beraber kondisyon çok önemseniyor. Ben Amerika’ya geldiğimde tekniğim birçok oyuncudan daha iyiydi fakat kondisyonum üzerinde çok fazla çalışmam gerekti.
27- NCAA’da yaptığınız antrenmanlar fiziksel özelliklerinizi nasıl değiştirdi? İki ülke kıyaslandığında ülkeler hangi yönün gelişmesine daha çok ağırlık veriyor?
Cevap: Amerika’da çok daha güçlendim. Takım kondisyonerleri her oyuncu için değişik ağırlık ve kondisyon programları yazıyorlar, buda her oyuncunun kendi zayıflıkları üzerine gitmesine yardımcı oluyor. Benim takımım savunma üzerine kuruluydu. Bu yüzden ayaklarım daha hızlandı ve sahanın arka bölümünde daha etkili hale geldim.
28- Bulunduğunuz ortamda Türkiye liglerinin popülerliği veya takip edilme/bilgi oranı nasıl?
Cevap: Amerika’da çoğu profesyonel oynamak isteyen voleybolcular Türkiye Ligini iyi biliyorlar. Takımların özellikleri çok iyi bilinmiyor ama ben ne zaman arkadaşlarımla Fenerbahçe’nin maçını izlesem arkadaşlarım forma renklerinden Fenerbahçe, Vakıfbank, Eczacıbaşı gibi takımları rahatlıkla tanıyorlar.
29- Şuan voleybolu bilgili olarak takip eden taraftarlarımız tarafından merakla bekleniyorsunuz. Bu ilgiyi ve beklentiyi biliyor ve hissediyor musunuz? Bu ilgi ve beklenti sizin oyun anlayışınıza nasıl etki edecektir?
Cevap: Açıkçası bu kadar ilgiyi beklemiyordum ama bu ilgi beni o kadar çok mutlu etti ki anlatamam. Beklenti ise tabi biraz korkutucu, çünkü Türkiye ligi çok üst düzey bir lig ve bu ligde oynamak takdir edersiniz ki hiç kolay değil. Fakat ilgi ve beklentiler doğrusunda burada çok çalışıyorum ve İnşallah beni destekleyen sizleri hayal kırıklığına uğratmayacağım.
30- Voleybol kariyeriniz boyunca unutamadığınız anınız nedir? En büyük hayaliniz nedir?
Cevap: Voleybol kariyerim boyunca hiç unutamadığım ilk anım Amerika’ya gelmeden önceki son senemde Vakıfbank genç takımıyla kazandığım Türkiye Şampiyonasıdır. Önceki senelerde Fenerbahçe ile şampiyonluğa çok yaklaşmış ama hiç bir zaman şampiyonluğu elde edememiştim. Alt yapıda ilk şampiyonluğumu bu nedenle hiç unutamam. Onun dışında Fenerbahçe genç takımı ile Galatasaray A takımına karşı çıktığımız maçı hiç unutamam. Özellikle ilk sette oynadığımız oyun ve ambiyans hala gözlerimin önünde.
31- Bize Amerika’da bir haftanızın nasıl geçtiğini anlatabilir misiniz?
Cevap: Amerika’da haftalarım voleybol ve derslerle geçiyor. Sezon devam ederken hem hafta içi her gün derslere gidiyoruz, hem de antrenman yapıyoruz, Bazen kendi sahamızda bazen de başka üniversitelerin sahalarında maçlarımız oluyor, bu yüzden çok seyahat ediyoruz. Sezon dışında derslerimize daha çok yüklenebiliyoruz, ama aynı zamanda voleybolda ağırlık ve kondisyon idmanlarımız artıyor. Amerika’da çok değişik bir sistem var ama bu sistem sayesinde hem üst düzey eğitim alabiliyorsunuz hem de voleybol oynayabiliyorsunuz.
32- Taraftarların sizinle iletişim kurabileceği sosyal medya hesaplarınız var mı?
Cevap: Facebook, Twitter ve Instagram hesaplarım var. Instagram hesabım çoğunlukla ailem ve arkadaşlarım için açtığım bir hesaptır ancak her sosyal medya hesabımdan taraftarlarımız benimle iletişime geçebilir.
Instagram ve twitter hesabım: @mervetanyel
Facebookta’da ismimi yazdıkları taktirde hesabımı bulabilirler.
33- Voleybol sporunu yapmasaydınız hangi mesleği yapmak isterdiniz?
Cevap: Voleybolcu olmasaydım Spor Psikologluğu yapmak isterdim. Voleybol dışında basketbolu çok seviyorum. Büyük bir takımda voleybolu bırakınca psikologluk yapmak en büyük hayallerimden bir tanesi. Aynı zamanda küçük bir kafe açmak, yapmak istediğim şeyleri yazdığım listenin içerisindedir.
34- Sizin EN’leriniz Nelerdir?
a) En sevdiğiniz yemek: İtalyan mutfağından ne olursa.
b) En sevdiğiniz tatlı: Annemin krem karameli.
c) En sevdiğiniz içecek: Çilekli limonata.
d) En sevdiğiniz şarkıcı: Elektronik müziğe ilgim var. Steve Aoki’yi cok severim.
e) En sevdiğiniz grup: Pinhani grubunu çok severim.
f) En sevdiğiniz şarkı: Şuanda Drake – God’s Plan
g) En sevdiğiniz huyunuz: Adil, hırslı ve vicdanlı olmam.
h) En sevdiğiniz renk: En sevdiğim renk Pembe ve Mavidir. Ama en çok siyah renk kıyafetleri seviyorum.
i) En sevdiğiniz film: Film izlemeye bayılırım. Birçok sevdiğim film vardır ama şuan aklıma gelen film – Why Him.
j) En sevdiğiniz dizi: Grey’s Anatomy.
k) Uğurlu sayınız: 10-14
l) Uğurlu gününüz: Doğum günüm 🙂
m) Uğurlu eşyanız: Formalarımdır ve Formalarımı hep saklarım.
n) Hobileriniz nelerdir? Film izlemek, arkadaşlarımla kahve içmek, basketbol ile voleybol maçları izlemek ve tabi ki her kadının en sevdiği eylem olan alışveriş yapmak.
o) Fobileriniz nelerdir? Yılan ve örümcekten çok korkuyorum.
p) Tanışmak istediğin kişi: En çok tanışmak istediğim kişi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Ama ne yazık ki şuan için bu mümkün değil. Atamızın dışında Amerika’nın eski başkanı Barrack Obama ve eşi Michelle Obama ile tanışmak çok isterdim. Türkiye’de çok bilinmiyorlar ama dünya çapında çok yardım projelerini yürütürler ayrıca Amerika’da da çok önemli değişiklikler yaptılar.
q) Hayvan besliyor musunuz? Evet. Golden Retriever cinsi 7 yaşında bir köpeğim var. Köpek delisiyim diyebilirim.
r) En güzel yaptığınız yemek nedir? Yemek yapmak konusunda çok iyi değilim ama çok güzel makarna ve tatlı yaparım
Bonus Soru: Bir lakabınız var mı? Varsa Türkiye’de de taraftarlarca size bu şekilde hitap edilmesini ister misiniz?
Cevap: Genelde bana soyadımla seslenilir. Ama uzun süre önce ilk defa alt yapı Milli Takım il karmalarına katıldığımda Şaban Çıbık hocam bana çekirge lakabını takmıştı. O zamandan beri birkaç antrenörüm bana çekirge der.
Merve Tanyel: İlginiz ve desteğiniz için çok teşekkür ederim. Uzun suredir en büyük hayalim olan çubuklu formayı giymeye artık çok yakınım. Umarım sorularınızı laikiyle cevaplayabilmişimdir.
Sevgili Merve Tanyel’e Fenerbahçe Bayan Voleybol Taraftarları internet sitesi olarak biz taraftarları kırmayarak sorularımızı cevaplandırdığı için çok teşekkür eder, Fenerbahçe forması altında kulübümüzle beraber başarıdan başarıya koşmasını temenni ederiz.
Merve’nin Kampüsteki odasından bir görüntü.
NCAA Liginde oynadığı lig maçlarına ait görüntüler
NCAA Ligi Konferans Şampiyonluğuna ait görüntüler
NCAA Ligindeki son maçından görüntüler
Fenerbahçe alt yapısında ve Galatasaray A takımına karşı oynadığı maçlardan görüntüler
Merve Tanyel 2013 yılında Ntv’nin Düzenlediği 19 Mayıs Söyleşisine Katıldı






























Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.